
Evet Schuster vardı ama beş metre ötesinde de Şenol Güneş vardı... Şenol hoca bugüne kadar Beşiktaş'ın karşılaştığı takımların hocalarının hiçbirinin yapamadığını yaptı ve Beşiktaş' ın üstüne gitmeyi denedi. Oyunu Beşiktaş' ın en sıkıntılı olduğu yerde yani ceza sahası çevresinde oynamayı denedi. Trabzon kadrosuyla ilgili söylemem gereken en önemli şeylerden birisi çok diri olmaları. Trabzonspor oyunu aslında oldukça geniş bir alanda oynadı ama oyuncular maç sonuna kadar kesilmedi, mücadele etmeye çalıştı. İşte bu güçlü ve organize kadrosuyla Trabzonspor oyunu istediği gibi yönlendiren, pozisyon yakalayan ama en önemlisi de Beşiktaş' ın topu üçüncü bölgeye rahat geçirmesini engelleyen taraftı. Schuster' in Beşiktaş'ının bug'ı da budur zaten. İlerde iyi top dolandırmasını önlerseniz bu takımı çok rahat etkisiz hale getirirsiniz. Hele bir de Nobre tek başına santrafor oynuyorsa...
Ofansif organizasyonlardaki yetersizliğimiz geçen seneki Beşiktaş mı oluyoruz tekrardan diye düşündürdü bir an... Gelelim defansif durumlara, Aurellio' nun üçüncü bir stoper olarak düşünülmeye başlamasıyla oyunu ön tarafta oynarken yaşadığımız sıkıntılar azalmışa benziyor. Çok harika maçlar çıkarıyor diyemiyorum hatta bir anlık hatasının başımıza bela olabileceğini de düşünüyorum, ancak defansı bu kadar önde kurarken, bekleri hücuma bu kadar fazla dahil ederken kademede açık vermemek adına Aurellio' yu böyle kullanmak mantıklı görünüyor.
Yediğimiz gole gelecek olursak Zapo'dan sıyrılan Mustafa kendisine verilen forma şansını iyi değerlendirdi ama keşke Fabian'ın sırtına daha az yüklenseydi.
Hakem zaten taraflı tarafsız herkesten yeterince eleştiri aldı daha fazla konuşmanın lüzumu yok.
Geçelim konsept bölümüne:
Dilenci:
* Bu blogu yazdığımız süre boyunca sanırım en zor şeylerden biri yenildiğimiz maçlardan sonra dilenmek olacak. Olsun "sevinmek için sevmedik!!" sonuçta...
* Gerçekten olası bir Guti - Baros ikilisi bu lig için kurulabilecek en renkli fantezi gibi görünüyor. Guti' nin beklediği koşuları yapamayan Nobre'ye her bakışında bu fanteziyi bir kez daha kurdum kafamda.
* Başına geleceği göre göre her değişiklik hakkını ısrarla hücumu güçlendirmeye kullanan Schuster takım isterse sahaya gömülsün benim için bir futbol meleğidir. Sarı Melek... Geçen sezon her maçın 75. dakikasında Fink'i çıkarıp Uğur İnceman'ı oyuna alan Denizli ise kara zebani olur olsa olsa...
* Guti tekmelenmesin Quaresma tekmelenmesin. Egemenler azalsın bitsin.
* Oyunun son bölümünde Onur ve Necip'in oyunda olması yalan bir "öz kaynak devrimi" sevinci yaşattı şahsen. Bunun için de Schuster' e teşekkür etmeliyim...
* Quaresma lütfen geri dön. Şimdiden özledik.
* Beşiktaş bu sene çok gol atar. Bu zaten herkesin malumu ama direkten dönen toparın sayısı gollerin sayısını geçer mi işte merak uyandıran konu bu. Takımın topluca bir hamama gitmesi lazım sanki.
Realist:
* Nobre arkası dönük top alamıyor, ara paslara doğru koşular yapamıyor, yüksek top hakimiyeti artık sadece youtube videolarında var, kontra-atak golcüsü de değil geçen sene çok defalar şahit olduk. Peki soruyorum Nobre nedir? Ne işe yarar? Bir an evvel gitsin lütfen.
* Yazımın başında da belirttim, Beşiktaş oyunu kendi ceza sahası etrafına yığan takımlar karşısında zorlanabilecek bir yapıya sahip. Buna bir çare bulunması gerekiyor bu da defansı bir miktar geriye çekip önlerinde Aurellio yerine Fabian' ı kullanmakla mümkün olabilir diye düşünüyorum. Topu o bölgeden daha hızlı ve isabetli çıkarıp Guti'yle buluşturabilecek olan adam odur bence. Defansif organizasyonlarda Aurellio'nun eksikliğini göreceğimizi de sanmıyorum.
* Kıyaslanacak adam Quaresma olunca Holosko' nun ne olduğu amiyane tabirle kabak gibi ortaya çıkıyor. Kendisi adına çok üzücü ama taraftarın olanca tepkisi Nobre ile birlikte kendisinin üzerinde toplanıyor bu günlerde. Biraz oyun zekası, biraz takım oyunu tüm isteğimiz bu.
Bir özür: Cska Sofia maçında kendisine atılan hiçbir topu kullanamayan Hilbert' e çok kızmış çok küfretmiştik. İki maçtır hayranlıkla izliyoruz. Defansif yönleri nadiren de olsa aksıyor ama her bindirmesi tehlike yarattı Trabzon'da. Ayaklarına sağlık "karga burun."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder